Beklenmedik Maceralar ve Devasa Haritalar

 

Oyun dünyasında her alan, neredeyse her şeyin mümkün olduğu “sanal bir kaçış” alanı. 

 Açık dünya oyunları ise çok yönlü olarak geliştirilmiştir ancak tüm oyunları devrim niteliğinde sayılmaz. Bazı geliştiriciler (Ubisoft, Rockstar ve Bethesda gibi) sandbox’ı kullandılar ancak geçişi biraz sert oldu. Sandbox’lardaki, gelişmiş teknoloji eksikliği ve uzun yükleme süreleri nedeniyle kısıtlı açık dünyalar karşımıza çıktı. Küçük belleklerle çalışan platformlarla, bugünün devasa açık dünya haritalarını oluşturmak oldukça zordu. Bu nitelikteki ilk oyunlar arasında The Hobbit (1982), Mercenary (1985), The Legend of Zelda (1986), The Terminator (1990) ve Super Mario 64 (1996) yer alıyor.

 Tam olarak açık dünya oyunlarının başlangıçta ne zaman ortaya çıktığını kimse bilmiyor. Sektörde çoğu kişi SubLOGIC’in uçuş simülatörü (1979-1980) gibi erken uçuş simülatörleriyle başladığını düşünürken, bazıları da Colossal Game Adventure’ın (1976) konseptinde metin-macera olarak ilk kez uyarladığını iddia ediyor. Belirsiz olan tarihine rağmen, oyun sektöründeki etkisi çok büyük! The Legend of Zelda ve The Elder Scrolls’tan, Grand Theft Auto ve Assassin’s Creed’e kadar, video oyunları tarihinde en büyük açık dünya oyunlarıdır! 

 

AÇIK DÜNYA OYUNLARI

 Açık dünya oyunları, en derin ve zengin oyun deneyimini sundukları için keyifli zaman geçirmenin en harika yoludur. Bu tür oyunlar dünyası ile sizi cezbedecek ve ardından hikayeleri, yan görevleri ve beklenmedik etkileşimleri ile etkisinden çıkamayacaksınız. Sürükleyici haritalar ve zengin hikayelerle NPC’lere hapsolacaksınız. En iyi açık dünya oyunları, boş zamanınızı tüketme kapasitesine sahiptir (söylemedi demeyin). 

 Vakit harcadığınıza değecek, favori 4 dijital dünyayı sizler için sıraladık. Keyifli okumalar…

 

 

  • Red Dead Redemption 2

 

 Rockstar Games’in başyapıtı olduğu düşünülen oyun, 2010 yılında Xbox 360 ve Playstation 3 için piyasaya sürülmüştür ve aslında bir kovboy simülatörüdür. 

 Tüm zamanların en karmaşık oyunu olduğunu söyleyebilir miyiz? Evet. Buna rağmen başarısını kanıtladığı birçok konu var; oynanış, ton, ses tasarımı, sanat tarzı, seslendirme, dünya inşa etme ve çok daha fazlası… Rakiplerinin çoğu bu oyunda bulunan kalite ve ayrıntı düzeyine bile yaklaşamıyor. 

 Batı temalı aksiyon-macera oyununda, 1899’da kanun kaçağı Arthur Morgan ve Hollandalı Van Der Linde çetenin hikayesini anlatıyor. Başarısız bir soygunun ardından mürettebat, federal ajanlar ve ödül avcılarının peşinde koşarken Amerika’yı soymak ve savaşmak zorunda kalıyor. Durumları kötüleştikçe, iç mücadeleler onları parçalanmakla tehdit ediyor. Oyuncular sadece bu derinlemesine hikayeden değil, aynı zamanda Rockstar’ın ayrıntılara ve içerikte yatan temalara gösterilen etkileyici ilgisinden de büyülendi. 

 Harita devasa boyutta ancak gerçekçi bir şekilde yerleştirilmiş; asla çölde veya karlı dağlarda sihirli bir şekilde yaralanmış gibi hissettirmiyor, her alan bir öncekinden daha mükemmel bir şekilde geçiş hissi yaratıyor.

 Tüm kasabalar kendi benzersiz müzikleri ve atmosferiyle unutulmaz hissettiriyor. Grup kampı her zaman ev gibi! Bu kapsamda, canlılık ve daldırma açısından diğerlerinden üstün olan bir dünya yaratılıyor. Genellikle bir oyun oynadığınızda, yapımının neden bu kadar uzun sürdüğünü merak edersiniz. Red Dead Redemption 2 için tam tersi geçerli; mevcut donanımda imkansız olması gerektiğini düşündüren, yaşayan ve nefes alan bir dünya.

 Diğer tüm açık dünya oyunları tamamen yaşamdan yoksun ve bir sahne oyunu gibi hissettiriyor. Gerçekçi hayvan hiyerarşisinden çürüyen cesetlere, dinamik hava durumu ve herhangi bir NPC ile konuşma yeteneğine kadar Red Dead Redemption 2 dünyası şimdiye kadar hazırlanmış en büyük açık dünya oyunlarından biridir!

 

  • The Witcher 3: Wild Hunt

 

 CD Projekt Red yapımı The Witcher 3: Wild Hunt oyunundaki fantastik RPG, oyuncuya Geralt of Rivia’nın peşinde kaliteli bir hikaye macerası sunuyor. Fethedilecek bir açık dünya var ve ondan önceki diğer en iyi açık dünya oyunları gibi bu kolay bir iş olmayacak, sevgili Witcher.

  Geralt bir canavar avcısı, bir simyacı, modern (Witcher) zamanlarda 90’ların saç modelleri için bir özgürlük savaşçısı ve bazen cadıdır. Canavar avcısı olarak iki kılıcı da ona gereklidir çünkü; tüm canavarlar, canavar değildir.

“2 kılıç taşırım. Gümüş olan vahşi doğada yaşayan yaratıklar için. Çelik olan ise taştan şehirlerinde yaşayan insanlar için. Yani her ikisi de canavarlar için.” – Geralt of Rivia 

 Her an ıslık çalabileceği ve neredeyse her yerde binebileceği (bazen ilginç konumlarda görsek de) Roach adında bir atı var. Ayrıca, kimya ürünlerini üretmede usta bir eldir. Keskin kılıçları, belirli düşmanlar için özel yaptığı yağlarla kaplandığında oldukça ölümcüldür. Güçlü iksirleri ise geceleri daha iyi görmesine, sağlığına çabuk kavuşmasına ve bazı özel yetenekler kazanmasına izin verir.

 Oyunun hem yetenekli hem kararlı kahramanı; The Witcher! Bir açık dünya oyununda isteyebileceğinizden daha fazlası var! GTA V oyun dünyasına etkilemeye ve empoze etmeye devam etse de kasabada yeni bir kahraman var ve kendi etkisini yaratmak için yola çıkıyor. 

 Önceki oyunlardan gelen ve Wild Hunt’ta yeniden inşa edilen ilişkileriyle birlikte dünya ve Geralt’ın buradaki yeri hem karmaşık hem istikrarsızdır. Küçük veya büyük verdiğiniz kararlar, hikayelerin sonuçlarını değiştirebilir. Oyun sonunda karşınıza çeşitli varyasyonlar çıkabilir. 

 Eğer macerayı seviyorsanız ve 10 saatten fazla bir süre kendinizi bir dünyaya bağlamak istiyorsanız, o zaman The Witcher 3: Wild Hunt tam size göre! Her üç platformda da harika görünüyor. Daha önce duyurulmuş olan iki uzun genişletme ile her biri birden fazla son ve çeşitli görevleri/ oynanış seçenekleriyle birlikte temel oyunun ötesinde bir başarıya sahip olduğunu söyleyebiliriz.

 Tasarım olgunluğunu böylesine şaşırtıcı görsellerle gösteren birkaç oyundan sadece bir tanesi; The Witcher 3: Wild Hunt! Son zamanlarıbn en iyi sürümlerinden biri ve açık dünya oyunlarında zirveyi zorluyor. Böylesine büyük bir dünya, hanlar ve tavernalara sahip pek çok şehir ve kasaba ile birinden diğerine geçerek, her mekan arasında bir bardak bira içerek ve yerel halkla kavga etmemeye çalışarak bolca zaman harcayacaksınız. Unutmayın: içki içmeyin ve hızlı at sürmeyin… 

 

  • The Elder Scrolls V: Skyrim

 

 Skyrim’in ilk çıkışından bu yana neredeyse on yıl geçti ve hayranları bu oyunla ilgili hâlâ sır keşfetmeye devam ediyor. Bu durum Bethesda’nın açık dünya başlıklarına ne kadar derinlemesine ayrıntı kattığının bir kanıtıdır. Gizli görevler, zindanlar ve daha küçük beklenmeyen ayrıntılar, Skyrim hayranlarının bayıldığı sonsuz tekrar oynanabilirlik hissini canlandırmaya yetiyor.

  •  Blackreach, çağlar boyunca Skyrim’in altında kaybolan mağara ışıkları ve devasa antik Dwemer şehirleriyle aydınlatılmış devasa bir yeraltı haritasıdır. Ve herhangi bir Dwemer temalı ortam gibi, çok sayıda sırla doludur. Bu bölgenin en ilginç sırlarından biri, gizli bir ejderha- boss dövüşünü içerir. Blackreach’in merkezinde, küçük bir şehri aydınlatan yapay bir güneş var. Kürede Unrelenting Force Shout’u kullanırsanız, Vulthuryol adında benzersiz bir ejderha doğar. Blackreach’de neden bir ejderhanın sıkışıp kaldığını kimse tahmin edemez.

 

  •  Bu eşsiz Khajiit NPC’sinden söz etmeden Skyrim’deki bilinmeyenlerden bahsetmek mümkün değil! M’aiq the Liar, daha önceki Elder Scrolls başlıklarından tasarımda benzersiz bir diyalog sağlayan, Bethesda’nın kendi kendine eklenmiş bir ürünüdür. Doğma şansı oldukça düşük olmasına rağmen Helgen’den ayrılırken onu bulabilirsiniz. Birkaç satır bilgelik verdikten sonra daha fazla konuşmayı reddedecektir.

 

  • The Legend of Zelda: Breath of the Wild

 

 Çoğu açık dünyanın iki çeşidi vardır: içlerinde yapacak çok şeyi olmayan devasa dünyalar ve çok fazla içerik barındıran küçük dünyalar. Breath Of The Wild ise geniş bir dünya haritasına sahip olan ve aslında her köşesinde görülecek/ yapılacak pek çok şeyi barındıran bir oyundur. Çok sayıda köy ve çiftlikten korkutucu dağ sıralarına ve yoğun ormanlara kadar, Hyrule’nin bu versiyonu çok büyük, çeşitli ve her zaman keşfedilmesi ilginç bir deneyim sunuyor. 

 Breath of the Wild denmesinin nedeni gittiğiniz her yerde irili ufaklı hayvanlarla karşılaşıyorsunuz. Bir tepeye tırmanırken etrafta otlayan bir koyun veya dolaşan bir tilki görebilirsiniz. Bu oyunda doğa ile daha fazla pratik yapabilirsiniz. Bir atın yanına yaklaşın ve atlayın, sakinleştirin ve manzaranın etrafında gezinin. Link’in güvenilir atı Epona’ya diğer oyunlarda sahip olmasına rağmen vahşi doğada bir at bulma ve onun güvenini kazanma fikrinde özel bir şey var.

 Doğa her zaman o kadar hoş değildir, dikkat edin. Seyahatlerinizde bir Bokoblin kampına da rastlayabilirsiniz, ancak bu düşman yaratıklara her zaman gizlice yaklaşabilir ve onlara hızlı bir tekme atabilirsiniz. Bu dünyanın canlı olduğu hissi her zaman hissedilebilir. Tapınaklar hızlı bir oyunun tadını çıkarmak için en iyi yerlerdir. Her birinde bir veya iki bulmaca bulunur, bu nedenle oldukça hızlı bir şekilde tamamlanabilirler.

 Switch’in mükemmel uyku modu aynı zamanda harekete neredeyse anında devam etmenizi sağlar. Güç düğmesine bastığınız andan itibaren, Link’in tam anlamıyla dört veya beş saniye içinde bıraktığınız yerde durduğunu görebilirsiniz. 

Açık dünya oyunları hakkında sizinle paylaştığımız yazıyı okuduğunuz için teşekkür ederiz. Yorum ve fikirlerinizi lütfen bizimle paylaşın. Bir sonraki blog içeriğimizi siz belirleyin. Keyifli günler…

Discord sunucumuza katılarak, yeni oyun severlerle tanışabilir, eğitim ve etkinliklerden haberdar olabilirsiniz. 

 Game Factory, sosyal medya hesaplarını takipte kalın! 

Instagram

Facebook

Linkedin 

Twitter