Bu ekip nasıl ve ne zaman tanıştı ve kuruldu?

 

Serkan Abi ile Mayıs ayında Game Factory’de tanıştık. O zaman benim bir ekibim vardı ve kendi çapımızda bir şeyler yapıyorduk. Sonra Temmuz ayında Serkan Abi ile tekrar konuştuk ve “ekip kuralım Yağız ekibi organize etsin, Serkan da BigPogo’yu Global’e açsın” dedik ve yola çıktık. Önce core ekip kurarak 1 ay kadar denemeler yaptık. Sonrasında ekipten birkaç arkadaşımızla vedalaştık, daha rafine bir ekip olduk. Öncelikle art ekibimizi kurduk, hem tecrübeli hem de junior seviyede arkadaşlarla, ekipte usta-çırak ilişkisini kurmaya özen gösterdik. Aynı modeli yazılım tarafında da uyguladık. 2 senior developer ve 1 junior developer ile 08.08.2020 tarihinde startı verdik.

 

Bu ekibi kurarken hayaliniz neydi ve hayalinizi gerçekleştirme kararını nasıl aldınız?

 

Hayalim küresel pazarda insanların ekip içi kültürümüze gıpta ile baktığı, profesyonel işleri yaparken asla amatör ruhun kaybolmayacağı bir oyun şirketi olmaktı. Bunu da Serkan Abi ile birlikte konuştuk ve o hayal artık BigPogo’nun misyonu oldu.

 

İlk projenizi ne zaman yaptınız?

 

Kurulduktan bir hafta sonra işlere koyulduk. Projenin hyper casual FPS olmasının zorluklarından kaynaklanan bazı aksaklıklardan dolayı 27. günde 10 level tamamlayarak oyunu teste gönderdik. Şu anda orta düzeyde hyper casual oyunlarımızı 9, Üst düzeyde hyper casual oyunlarımızı 14 günde polish bir ürün olarak build alabiliyoruz.

 

Projeleriniz esnasında karşılaştığınız sorunlarınız ile nasıl başa çıktınız?

 

İki şekilde başa çıktık:

 

  1. Sloganımız olan “We Make Games Like Us” mottosunu hatırlayarak. Sorunlar çıktık, kendimize bunu hatırlattık ve bu bizim motivasyon kaynağımız oldu. Bu sloganı seçmemizdeki amaç da zaten insanın içindeki küçük egoları faydalı kılmaktı. Ekipten bir coder veya artist yaptığı işi sorgularken ister istemez kendine “acaba benim gibi bir iş mi yaptım?” diye sorguluyor. Bu sayede de kaliteli çıktılar alıyoruz.
  2. Sabır… Olmadıkça denedik. Başka açılardan baktık. Yetmedi uyguladığımız proje yönetim sistemlerinde değişikliğe gittik. Sonunda sorunları büyük oranda çözdük. Ekleyeyim; hiçbir zaman sorun bitmiyor. Bu bilinçle sorun yönetmeyi öğrendik.

 Ekip içerisinde hiç sorun yaşadınız mı? Yaşanan sorunlarla nasıl başa çıktınız?  

 

Yaşamaz mıyız? Birbirimizle empati kurarak sorunların üstesinden geldik. Örneğin coderlardan birisi çok yorulmuş ve morali bozuksa onun yerine kendimizi koyup isteyeceği ve ona iyi gelecek kararı veriyoruz. 

 

İleriki süreç için planlarınız neler?

 

BigPogo hangi genre de oyun yaparsa yapsın her zaman experimental işler ortaya koyuyor/koyacak. Önümüzdeki 2 yıl içinde hypercasualdan çıkmayı düşünmüyoruz. Daha sonra işler planladığımız gibi giderse bir üst lige çıkmak istiyoruz. Bu denemelerin ve çabaların da sonu yok. Tabi ki de hayalimiz sci-fi-survival bir AAA PC oyunu yapmak, bunun için de zaten altyapı ve teknik yeterlilik çalışmalarını yapıyoruz.

 

Bu sektöre girmek isteyen diğerleri için neleri öneririsiniz?

 

Doğru zamanın gelmesini beklemeyin. Game Factory’ye gelin. Richard Branson mentalitesi ile “Önce gir, sonra öğren” taktiğini uygulayın. 

Zorlandığınız için pes etmeyin, yokuş çıkmadan başarı gelmez :) 

Network edinin çünkü bi yerden sonra tek başınıza bir şeyler yapmak zorlaşıyor ve çıkmaza giriyor. Network edinmek için de LinkedIn da aktif olun ve game jam’lere katılın. En önemlisi de insanların sizinle konuşmasını beklemeyin siz adım atın

 

Game Factory ile nasıl tanıştınız? Game Factory’nin sizler için nasıl etkileri oldu?

 

Ekibimizde herkesin Game Factory’e başvurma hikayesi farklı bu yüzden kendi hikayemi anlatayım:

 

Geçtiğimiz yıl önce Casual-Idle bir oyun yapmak için Game Factory de olmadan önce ekibimizle bir şeyler ortaya koyuyorduk ama çok zorlu bir üretim süreci vardı ve networkümüz olmadığı için Monetization dan Development ına kadar her şeyi ile birebir ilgileniyorduk, destek vermeleri için sektördeki birçok “Üst Seviye” kişi ile irtibata geçtik fakat çoğundan red cevabı, geri kalanından da cevap gelmeyince motivasyonumuz yerlere düştü. Sonra bi gün eski ortağımla Dişçide beklerken Google’da Game Factory ’ye rastladım “zaten red cevabı alıcaz” diye konuştuk aramızda ve başvurduk. Aradan bi 2 hafta geçti mail gelmedi ben Murat Kahraman’a mail atayım eğer ki dönerse süreç ile ilgili bilgi alırım dedim. Mail attıktan birkaç saat sonra bildirim gelince şok oldum çünkü ilk defa birisi geri dönüş yaptı maile. Şaşırtıcı gelebilir ama bu benim için bir dönüm noktası oldu ve bir daha asla sektörden çıkmamak üzere kendime söz verdim. Şimdi BigPogo var ve global pazarda yer bulmak için uğraşıyoruz.

Hayallerime ulaşmak için bana destek oluyor. Daha ne olsun?